Kesinlikle güneş cilt kanserini tetikleyen en önemli faktördür ve son yıllarda ozon tabakasının delinmesiyle insanların güneşlenme ve denize girme alışkanlıkları arttıkça cilt kanserleri de artmakta, hatta tek etken bile diyebiliriz . Akciğerer kanseriyle sigara nasıl ilişkiliyse, güneşte cilt için o kadar kanserojen bir faktördür. Güneşin mevsimlere ve saatlere göre etkisi kesinlikle değişebilir. Tabi yaz aylarında aldığımız güneşle kış aylarında aldığımız güneş aynı değildir. Özellikle yaz mevsiminde güneş ışınları daha dik gelmektedir. Sabah 11 ile akşam 16 arasında güneş ışınlarına mağruz kalmak cilt açısından oldukça tehlikelidir. Bunu insanlar şöyle anlayabilirler bir kişinin kendi boyundan gölgesi küçükse bu saatler güneşin dik geldiği saatlerdir bu saatlerde güneşte kalmamak gerekir. Gözden kaçırılmaması gereken çok önemli bir şey daha vardır. Kışın yüksek yerlere çıkıldığında güneş ışınlarının geliş açısı yüz için tehdit oluşturabilir ve farkında olunmadan cilt zarar görebilir. Görüldüğü gibi önemli olan ışınların geliş açısıdır. Geliş açısı arttıkça cildimiz daha fazla zarar görür ve cilt kanseri oluşma riski artar.
19 Ağustos 2009 Çarşamba
Güneş ışınları cilt kanserine neden olur mu?
Kesinlikle güneş cilt kanserini tetikleyen en önemli faktördür ve son yıllarda ozon tabakasının delinmesiyle insanların güneşlenme ve denize girme alışkanlıkları arttıkça cilt kanserleri de artmakta, hatta tek etken bile diyebiliriz . Akciğerer kanseriyle sigara nasıl ilişkiliyse, güneşte cilt için o kadar kanserojen bir faktördür. Güneşin mevsimlere ve saatlere göre etkisi kesinlikle değişebilir. Tabi yaz aylarında aldığımız güneşle kış aylarında aldığımız güneş aynı değildir. Özellikle yaz mevsiminde güneş ışınları daha dik gelmektedir. Sabah 11 ile akşam 16 arasında güneş ışınlarına mağruz kalmak cilt açısından oldukça tehlikelidir. Bunu insanlar şöyle anlayabilirler bir kişinin kendi boyundan gölgesi küçükse bu saatler güneşin dik geldiği saatlerdir bu saatlerde güneşte kalmamak gerekir. Gözden kaçırılmaması gereken çok önemli bir şey daha vardır. Kışın yüksek yerlere çıkıldığında güneş ışınlarının geliş açısı yüz için tehdit oluşturabilir ve farkında olunmadan cilt zarar görebilir. Görüldüğü gibi önemli olan ışınların geliş açısıdır. Geliş açısı arttıkça cildimiz daha fazla zarar görür ve cilt kanseri oluşma riski artar.
Hangi cilt lekeleri tedavi edilemez?
Vücudumuzda bir çok nedenle cilt lekeleri oluşabilir. Güneşten kaynaklı doğumsal kaynaklı gebelik dönemindeki hormon duyarlılığından oluşan lekeler, akne izleri, çiller, foto yaşlanmaya bağlı oluşan lekeler bunların hepsi vücudumuzda ve çeşitli yerlerde çeşitli büyüklüklerde farklılık gösteren lekelerdir ayrıca birde doğumsal lekelerin icinde damarsal lekelerde mevcuttur bunların %90 ı şuan tedavi edilebiliyor fakat tedavi edilemeyen, sadece renginin hafifletilmesiyle sonuçlanan lekelerde mevcuttur.Damarsal lekelerimizde de özellikle endiak lazerlerle lekenin özelligine göre yerine ebatına çapına göre seans sayısını belirleyerek oldukça başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir. Bazı leke tedavilerinde ise lekeyi giderdikten sonra tekrar yaz aylarında bu lekelerin tekrarladıklarını görülebilir bu tür lekeleri önlemek adına güneşten korunmak çok önemlidir özellikle ultraviyole a ve b ye karşı koruyucu içerikli olan bir yüksek koruma faktörlü bir koruyucu kremle mutlaka korumak gerekmektedir. Tekrarladığı zamanda mutlaka bir merkeze başvurup aynı yöntemlerden faydalanılabilir.
18 Ağustos 2009 Salı
Derinin Yapısı
Canlıların derileri harika bir yapıya sahiptir. Yetişkinlerin derileri 3 metrekareden fazladır ve ağırlığı toplam vücüt ağırlığının yaklaşık %15 i kadardır. Soğuk sıcak ve ağrıyı ayırt edebilmek için binlerce sinir ucu 1 santimetrekarelik deriye yerleşmiş vaziyettedir. Derinin yapısında bulunan yağ ve ter bezleri, kıl dibi kesecikleri ile karmaşık yapıyı zenginleştiren milyonlarca kan damarı mükemmel bir şekilde dizilmişlerdir.
Deri iç organları koruduğu gibi vücut ısısını da düzenlemektedir. Vücüt ısısının düşmesi deriden yapılan terleme ile sağlanmaktadır ve bu basit bir olay gibi görünsede vücut için çok önemli bir işlevdir.
Sağlık ile ilgili bilgilere de ciltten ulaşılabilinir. Bu bilgilere de cilt rengi, ısısı, berraklığı ve yapısından erişilmektedir. Cinsel heyecanın uyarılması da derideki bir grup sinir sayesinde yapılmaktadır.
Derimiz bazı bölgelerde çok ince iken bazı bölgelerde kalın bir şekil alabilmektedir.Bazı vücut bölgelerinde çok ince iken, bazı bölgelerde ise kalın bir şekilde yer alabilmektedir. Örnek olarak ayak tabanları ve el ayalarında kalın bir deri görülürken, göz kapaklarında bulunan deri oldukça ince bir şekildedir. Ancak genel olarak derinin 2,5 mm kalınlığında olduğunu söyleyebilirz. Deri epidermis, dermis ve deri alt dokusu olmak üzere 3 tabakadan oluşmaktadır.
Deride %95lik kısmı epidermis tabakası oluşturmaktadır. Epidermis dışındaki hücreler ise deriye rengini veren bir pigment içerir. Deriye renk veren bu melanin isimli pigment, aynı zamanda deriyi ultraviyole ışınlarından da korumaktadır.
Deri iç organları koruduğu gibi vücut ısısını da düzenlemektedir. Vücüt ısısının düşmesi deriden yapılan terleme ile sağlanmaktadır ve bu basit bir olay gibi görünsede vücut için çok önemli bir işlevdir.
Sağlık ile ilgili bilgilere de ciltten ulaşılabilinir. Bu bilgilere de cilt rengi, ısısı, berraklığı ve yapısından erişilmektedir. Cinsel heyecanın uyarılması da derideki bir grup sinir sayesinde yapılmaktadır.
Derimiz bazı bölgelerde çok ince iken bazı bölgelerde kalın bir şekil alabilmektedir.Bazı vücut bölgelerinde çok ince iken, bazı bölgelerde ise kalın bir şekilde yer alabilmektedir. Örnek olarak ayak tabanları ve el ayalarında kalın bir deri görülürken, göz kapaklarında bulunan deri oldukça ince bir şekildedir. Ancak genel olarak derinin 2,5 mm kalınlığında olduğunu söyleyebilirz. Deri epidermis, dermis ve deri alt dokusu olmak üzere 3 tabakadan oluşmaktadır.
Deride %95lik kısmı epidermis tabakası oluşturmaktadır. Epidermis dışındaki hücreler ise deriye rengini veren bir pigment içerir. Deriye renk veren bu melanin isimli pigment, aynı zamanda deriyi ultraviyole ışınlarından da korumaktadır.
Cilt Kuruluğuna Karşı Hangi Vitaminler Alınmalı
Cilt kuruluğunda da tüm hastalıklarda olduğu gibi sağlıklı ve yeterli beslenmelidir. Yeterli meyve, sebze, kuruyemiş, baklagiller alınmalıdır. Dengeli bir şekilde kırmızı et ve beyaz et tüketilmelidir. Üç beyazdan ( tuz, un, şeker) kaçınılmalıdır. Şeker ve un karbonhidratlı olduğu için ve insülini yükselttiği için yangısal reaksiyonları artırır. Bu da aslında hem iltihabik kaşıntı reaksiyonlarını artırıcak bir durumdur. Ayrıca deri yaşlanmasını hızlandırıcı etki göstermektedir. Bu yüzden cilt kuruluğunda da mutlaka sağlıklı beslenmeye önem vermek gerekmektedir. Cildi özellikle besleyen bir takım gıdalar vardır. Mesela semizotu, ceviz (omega3 içerir), çekirdek (omega6 içerir), limon, portakal, havuç (a vitamin), yeşil sebzeler (antioksidan içerir).
Cilt Kuruluğu Tedavi Edilmezse Ne Olur
Cilt kuruluğu tedavi edilmezse zaman içinde egzama cinsi hastalalıklar gelişebilir. Alt bacaklar ve ön yüzlerde; yuvarlak, kabuklu, bazen kaşntılı yaralar kollarda da aynı görüntülü lezyonlar ortaya çıkabilir. Alerjik bünyeli kişilerde de kaşıntı, sulantı, cilt dökntüleri meydana gelebilir. Cilt kuruluğu görülen kişiler aşırı kaşıntı sonucu mikrop kaparak daha farklı enfeksiyonlar kapabilir. Cilt sağlığı hem görünüş hem de sağlık açısından bireyler için çok önemlidir. Bu nedenle erken dönemde nemlendirici tedavisi ile kuruluk giderilmelidir.
Hangi Hastalıklar Cilt Kuruluğuna Neden Olabilir
Cilt kuruluğu genetik özelliklerden kaynaklanabilir. Bunun dışında egzama, atopik egzama, sedef hastalıkları cilt kuruluğuna neden olabilir. Tiroid bezinin az çalışması, guatr sonucu da cilt kuruluğu meydana gelebilir. Birden bire cilt kuruluğu meydana gelen hastalarda halsizlik de eşlik ediyorsa, cilt renginde sararma meydana geliyorsa tiroid açısının kontrol edilmesine ihtiyaç vardır. Menopoz dönemindeki hastalarda östrojen eksikliğine bağlı olarak ciltte bir kuruma meydana gelebilir. Özellikle genital bölgede kuruluk, genel olarak ciltte bir incelme ortaya çıkabilir. Bu dönemdeki hastalar cilt bakımına özellikle önem vermelidir aksi takdirde ciltte daha fazla buruşma ve sarkma meydana gelebilir.
Cilt kuruluğu olanlar nasıl nemlendirici kullanmalı
Cilt kuruluğu nemlendirici kullanımıyla tedavi edilebilir. Tedavide yaş dikkate alınır. Çocuklar için su bazlı krem ya da pomat formundaki nemlendiriciler kullanılır. Pomat ve vazalin tarzında olanlar yağlı kıvamdadır o yüzden günlük kullanıma uygun değillerdir ama hastalık çok ilerlediğinde mesela egzama haline geldiğinde çok daha ağır nemlendiricilerin kullanılması gerekir ancak normal kuruluk varsa normal nemlendirici ve losyonlar yeterlidir. Cildi kuru olanların banyodan sonra da vücüt yağı ya da losyonu kullanması kuruluğu önlemede etkili olacaktır. Duş esnasında da cildi kurutmayan, sabun olmayan sabun benzeri ph değeri vücudunkine yakın duş jelleri kullanılması etkili olacaktır. Ergenlik döneminde ise özellikle yüz için kullanılacak nemlendiriciler yağ içermemelidir ya da yağ oranı çok düşük olmalıdır. Üzerinde gözenekleri kapamadığını bildiren ibareler olan nemlendiriciler tercih edilmelidir. Yoksa zaten bu dönemde karşılaşılacak sivilceler daha da artacaktır. Erişkinlik döneminde kullanılacak nemlendiriciler ise cildin kuruluk derecesine göre farklılık gösterir. Kuruluk çok fazla ise vazalin türü nemlendiriciler tercih edilmelidir. Hafif ve orta derecede kuruluklar için ise losyon tarzı nemlendiriciler elde edilebilir. Nemlendiricilerin içinde faydalı bitkisel yağlar (omega3 omega6 pantenol) ,e vitamini gibi faydalı maddeler bulunması cilt için oldukça faydalıdır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)